Dec. 22, 2025

Çoğu tacir de avukat da tahkimi bilmiyor Konuk: Senem Bahçekapılı Vincenzi

Çoğu tacir de avukat da tahkimi bilmiyor Konuk: Senem Bahçekapılı Vincenzi
Spotify podcast player badge
Apple Podcasts podcast player badge
Soundcloud podcast player badge
YouTube podcast player badge
Overcast podcast player badge
Spotify podcast player iconApple Podcasts podcast player iconSoundcloud podcast player iconYouTube podcast player iconOvercast podcast player icon

Türkiye’de son yirmi yılda tahkim giderek yaygınlaştı; ancak hâlâ istenen noktada olduğunu söylemek zor. Bu bölümde, İstanbul Ticaret Odası bünyesinde faaliyet gösteren İTOTAM’ın Genel Sekreteri Senem Bahçekapılı Vincenzi ile bir araya geldik. Kendisine, bir tahkim ve arabuluculuk merkezinin genel sekreteri olarak İTOTAM’da bir gününün nasıl geçtiğini; ayrıca bir tahkim yargılamasının sağlıklı işlemesi için uygulamacıların ve kullanıcıların neler yapması gerektiğini sordum.

Bunun yanı sıra, İTOTAM’ın en çok hangi tür uyuşmazlıklarda tercih edildiğini ve Türkiye’de tahkimin ihtiyari, arabuluculuğun ise zorunlu olmasının her iki kurumun gelişimi ve uygulaması üzerindeki etkilerini konuştuk.

Tüm tartışmalara ve eksiklere rağmen, Türkiye’de tahkimin bugün geldiği noktaya gelmesinde çok sayıda kişinin yıllar boyunca büyük bir emek verdiğini ve önemli bir tecrübe birikimi oluştuğunu görmek son derece umut verici. Özellikle İstanbul’un giderek daha görünür bir tahkim merkezi hâline gelmesi, önümüzdeki dönem için bu umudu daha da güçlendiriyor.

Transcript

Transcribed by TurboScribe. Go Unlimited to remove this message.

İE: Merhaba, anlaşmazlıklar üzerine yayınlar yaptığım Anlaşabiliriz'e hoş geldiniz. Ben İdil Elveriş, Anlaşabiliriz'de 7. sezonun son programında Türkçe bir bölümle yine karşınızdayım.

Lexpera'nın sponsor olduğu bu bölümde konuğum İstanbul Ticaret Odası Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi Genel Sekreteri Senem Bahçekapılı-Vincenzi. Senem, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde hocalığa başladığımda ilk öğrencilerimden birisiydi. Uzaktan neler yaptığını tahkime olan ilgim nedeniyle de yıllar içerisinde hep izlemiştim.

İstanbul'da aynı semtte oturmamız nedeniyle bir anda burun buruna gelince bu mülakatı yapmamız kaçınılmaz oldu. Kendisiyle genel sekreteri olduğu İTOTAM'da ne tür işler yaptığı; bir tahkim yargılamasında uygulamacılar ve kullanıcılar tahkimin iyi yürümesi için neler yapmalı; İTOTAM en çok hangi uyuşmazlıklarda kullanılıyor; ve Türkiye'de tahkimin ihtiyari olması ile arabuluculuğun zorunlu olmasının bu iki kurumunda gelişimi ve uygulaması bakımından ne tür sonuçlar yarattığı gibi konuları değerlendirdik. Soruların hazırlanmasında bana katkı yapan Simel Sarıalioğlu'na da ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum. Şimdi Senem'le 8 Aralık 2025'te yapmış olduğumuz mülakata geçeceğim ve kendisini tanıtmayı programın sonunda yapacağım. 

Evet Senem Hanım günaydın. Çok teşekkürler benimle görüşmeyi kabul ettiğiniz için. Ya böyle “sen” dediğim bir insana yine siz demeye çalışıyorum podcastten dolayı ama önemli değil. Arada “sen”e geçebilirim her an. Şimdi bir tahkim kurumunun genel sekreteri bir günde ne işler yapar? Başlayabilir misin? Kaç saat çalışıyorsun? Kimlerle özellikle ne konularda muhatap oluyorsun? Anlat lütfen.

SBV: Merhabalar herkese. Ben Senem Bahçakapılı Vincenzi. İdil Hocamızın da bahsettiği gibi İTOTAM'ın genel sekreteriyim. Öncelikle çok teşekkür ediyorum İdil Hocam'a. Her zaman öğretim hayatımda yeri çok ayrı olmuştur. Bunu da beni tanıyan herkese ya da öğrencilerle yaptığım her şeyde hep anlatıyorum. Farklı vizyonları, farklı bakış açılarını geliştirmemi ve öğrencilik hayatımda çok farklı alanlara deneyip; hangisini daha sevdiğimi anlamamı ya da birçok projelerde ulusal-uluslararası çalışmanın bir öğrenci hayatında ne kadar önemli olduğunu ben İdil Hocamızla öğrendim. Ve onun sayesinde de çok farklı deniz hukukunda olsun, insan haklarıyla çalıştım, farklı ülkelerde staj yaptım. Ve sonra da tahkimi daha çok sevdiğimi anlayıp tahkim alanında uzmanlaşmaya çalışıyorum ya da bu alanda çalışıyorum diyebilirim. 2010 yılında İstanbul Ticaret Odası'na girdim. 

İE: Çok uzun bir zaman.

SBV: O dönem bir tahkim merkezi kurulma projesi vardı. Çünkü buradaki tahkim hizmeti hukuk işlerinde tahkim bürosu adı altında yapılıyordu. Böyle ad hocla kurumsal yapı arasında kendine özgü kuralları olan bir yapıydı. Dolayısıyla tamamen bir kurumsal sekreteryası divanı yoktu. Atıyorum hakemin reddi için ticaret mahkemesine gidiliyordu Divan’ı olmadığı için.

İE: Çok kullanılabilir bir şey değil tabii ki o zaman.

SBV: Değildi ama o zaman ticaret odası üyeleri arasında uyuşmazlıkları çözmek için kullanılmış. Yani 2010'a gelindiğinde, 200 küsur dosyası vardı ki bunda büyük önemli dosyalar da görülmüş.Ama tabii yapı itibariyle ve hakem ataması, mesela sırası gelen listeden atanıyor vs. Böyle bir yapı vardı ve biz o dönemde Prof. Ergun Özsunay Hoca burada hukuk müşaviriydi. Onunla “bir tahkim merkezi nasıl kurumsal bir yapıya kavuşabilir” diye bütün dünyada Avrupa'daki özellikle ticaret odaları bünyelerinde de çoğu tahkim merkezi olduğu için hemen hemen yapılarımız benzer. Ve birçok uluslararası tahkim günü, tahkim etkinliği, ticaret odasının şeylerine katılmıştık. O şekilde bir çalışma yaptık. Ağırlıklı olarak UNCITRAL'i aldık.

Ama ICC'den ya da bizim HMK, MTK tabii ki de onları değerlendirerek bize uygun olan bir kurallar hazırladık. Çok paralel zaten modern tahkim merkezlerinin kurallarına. Dolayısıyla o yapı kurulup 2014 yılında meclis kararıyla kurulup kendi yapısı, divanı oluştuktan sonra da ben de İTOTAM Genel Sekreteri olarak atandım.

İE: Bugüne getirmiş oldun aslında. Yani öyle anlıyorum. Bu kurumsal yapının başına gelen, bunu kuran -hem çok takdire şayan bir şey hem de çok özel bir iş-.O yüzden de bu soruyla başlamak istedim.

SBV: Evet, onun biraz o yönü var benim için. Çünkü hani geçmişinde olup, bütün o kuralları sonuçta biz 2014'teki kuralları hazırladık.Yapısını oluşturup, masraf tarifesini, her şeyini. Bir yandan da mesela beni tanıyan bazı hocalar diyor ki “o senin artık bir çocuğun gibi”. Bir Luca Can var, bir de İTOTAM var gibi. Biraz öyle oldu. Kurumsal geçmiş bence bir kurum kültürü de önemli. Çünkü tahkim şartları evre geçirdi. Hala eski, o dönem hakem bilirkişilik yönetmeliğiydi. O zamanki gelen bazı sözleşmeler gelmiş oluyor. Ya da biz bu kuralı getirirken, niçin? Şimdi belki bir guide’ını hazırlayacağız. Neden bunu getirmiştik?

İE: Çok güzel bir fikir.

SBV: Kurumsal geçmiş. Hafıza.

İE: Tabii, tabii. Aktarmak lazım, kesinlikle.

SBV: Ya da bunun yapılış, getiriliş amacı buydu. Tabii İTOTAM değil, tüm Türkiye'de hocam.

Şimdi ben 2010 yılında buraya işe başladığımda daha HMK'de hala eski, temyizdi. Birçok şeyde yani iç tahkim çok geride kalmış bir durumdaydı.

İE: Kesinlikle, kesinlikle.

SBV: O dönemde, sonra HMK'nın yeniden işte 10 sene, MTK'dan sonra işte iptal davası geldi. Birçok böyle tahkimin gelişimi ya da Türkiye'de nasıl geliştiğine de tanıklık etmiş oldum bir anlamda burada. Bizim burada tabii benim değil, bir ekip işi. Bunu her zaman söylüyorum.

İE: Elbette.

SBV: Burada hani ekip çok önemli. Çünkü tek yaptığım bir iş tabii ki de değil. Ekibi iyi kurmak önemli. Dolayısıyla ben hep önceden staj yapıp, bizimle çalışmış ve bildiğim arkadaşlarla devam etmenin önemi çok.

Genel olarak soruya biraz daha şey yaparsam, burada çok farklı işler olduğu için ben mesela İTOTAM'ın mesai şeyi 9-5,5 ama işte eğitim oluyor, toplantı oluyor. Ya da eve gidiyorum, rapor hazırlıyorum. Dolayısıyla bu dinamik bir iş olduğu için….Ama evrak alımı anlamında hani İTOTAM'un şeyine bağlı olduğumuz için, o şekilde. Ama onun dışındaki bütün yani hukukçuların çünkü bir çalışması, rapor hazırlaması, okuması vs. Bunun bence çok saatli bir iş değil bu.

İE: Kesinlikle.

SBV: Ama genel olarak rutinde ben biraz böyle bu işte çok bence düzen ve disiplin çok önemli. Çünkü bir davayı başından sonuna kadar takibi, yönetimi, işte dava yöneticileri ya da danışmanlarıyla olan çalışma. Ben mesela genel olarak böyle bir sistemi öyle oturttuğumu düşünüyorum. Hani gün içinde geldiğimde öncelikle maillerime hemen bir bakarım. Daha sonra bizim Cuma günleri genelde dosyaları böyle yorumladığımız ya da neler olduğunu şey yaptığımız bir gün oluyor arkadaşlarla. Çünkü her dosyanın idari işleriyle ilgilenen sekreteryada personeli var. Bir de avukat var yani dosyayı takip eden. Özet olarak neler oldu, bunda şu oldu ya da yeni bir gelişme oldu mu diye.

Onun bir toplantısını, Cumaları yapıyoruz. Pazartesi geldiğimde de ben, bu hafta öncelikle ne var? Hani dava yönetimi toplantısı var mı, duruşma var mı? Tabii her dosyayı eskiden benim de kendim sadece şey yaptığım oluyordu, ama şimdi ben bütün bu dosyaların işte yazıları arkadaşlar hazırlıyor. Onların imzalanma süresini yapıyorum. Dolayısıyla hani iş, tabii ki de bazen bir dosyayı takip eden arkadaş kadar artık detayın,ı bir de dosya sayıları da arttığı için bilemem. Ama yine de mesela şu konularda, işte Divan’a bir tahkim itirazı olmuş mu? Yani Divan’ın yapacağı prima facie inceleme, hakemin reddi konusu gelmiş mi? Hani bu tip usule ilişkin tahkim şartı geçersizliği iddiası olmuş gibi konularda, özellikle arkadaşların hani ben zaten imza attığım için bakıyorum ama onları detaylıca okuyorum. 

Çünkü biz Divan’a sunarken de bir tahkim şartı geçersizliği itirazı varsa dosyayı çalışarak kendimiz hazırlık yapıyoruz. İşte bir Yargıtay kararı var mı nedir, ona göre Divan’a sunuyoruz. Ya da hakemin reddi gelmiş işte mesela kırmızı liste, yeşil liste, IBA'den bir şeyde bulunuyor. Onlara bakıp, ona girer mi? Yani kendi görüşümüzü de belirterek Divan’a sunuyoruz gibi anlamda hocaların da bir ön çalışmasını. Dolayısıyla ben hani dosyaların o içinde aktif olmayı seviyorum. Biraz kontrol yanım da var. Böyle dosya geldi gitti değil. Çünkü çoğu zaman şu da oluyor: Hani taraf, vekili, avukat ya da asiller arayıp dosyayla ilgili soru soruyorlar. Süreçle ilgili bilgi almak istiyorlar. Ve bazen bunu her ne kadar o dosyanın çalışan avukatı var desem de direkt benimle görüşmek istiyorlar. Ya da buraya geliyorlar. Dolayısıyla o dosyayı iyice bilmek gerekiyor. İçinin belki esasıyla ilişkin detayı olmasa da. Çünkü genelde asiller yani bilmiyorum dünyada çoğu ülkede böyle ama bizde böyle bir şey var. Bazen avukatından ziyade gelip bizden de bir duymak, teyit etmek istiyor süreçle ilgili.

Ya da şu anda önümüzde neler var gibi. Onun dışında bu Divan’la bizim her ay e-mail üzerinden dosyalarla ilgili irtibattayız sürekli. Ama bir de Divan toplantısı yapıyoruz ayda hep bir kere ya da iki kere. Onda da hem o güne bir Divan ataması, hakem ataması ya da bir şey varsa onlar giriyor. Ama genel olarak da yapacağımız etkinliklere ilişkin bilgi. Hangi eğitimleri yapacağız. Bütün bunlarla ilgili ya da başka sormak istediğimiz konular varsa o Divan toplantısını da yapıyoruz. Onun işte evrakları tutanağı vs. Bunu arkadaşları hazırlıyorlar, ben bakıyorum.

Bizim burası merkez olduğu için bilgi almak isteyen çok oluyor tahkimle ilgili. Ticaret odasının işte meclis üyeleri var vs. 81 tane komitesi var ticaret odasının. Her sektöre ilişki 81. Biz bu sene şeye çok önem verdik. Gidip bire bir komitelere anlatıyoruz. Çünkü mesela enerji, inşaat belirli komitelerde daha ilgi var. Bu tahkimdeki farkındalığı arttırma. Çünkü şu var: Çoğu tacir sözleşmesine tahkim şartı koymuyor. Uyuşmazlık çıktıktan sonra geliyor.

İE: O zaman da anlaşamıyor tabii ki karşı tarafla.

SBV: Ve dolayısıyla biz bu tahkime nasıl gidilir; neden tahkime gitme.. Bunun üzerine bir yoğunlaşıp. Çünkü hep büyük ve uluslararası çalışan firmaların bildiği. Yani tahkimin hep gelişim böyle oldu Türkiye'de. Onların tahkim yaptığı, belirli büroların tahkim yaptığı bir ülke oldu. Küçük, orta ölçekli firmalar ya da iş tahkimi yapmayan avukatlar da çoğu zaman önermiyor. Biz bu anlamda şeye baktık. Birinci şeyimiz barolarla tahkim eğitimi düzenlemenin önemi. Yani avukatlara ulaşmak açısından. İkincisi de bu tacirlerle.

İE: Gate keeper avukatlar orada. Avukatlar orada kapıyı tutan bekçi görevi görüyorlar.

SBV: Bir de öğrencilere hukuk fakültelerine yoğunlaşıyoruz. Hatta şimdi İstanbul Üniversitesi'nin hukuk fakültesi var içeride. Normalde bu işler yani dosya işi ve bu eğitim işleriyle ilgili de işte mesela ben eskiden daha çok kendim birebir de kulüpler geliyordu falan. Şimdi artık arkadaşlar da yetiştiği için ve hani iş yoğunluğu olduğu için bir kısmını anlatıyorum ya da diğer arkadaşlarımız tamamını anlatıyor.

İE: Kaç kişilik bir ekip bu?

SBV: Benim dışımda üç avukat var. İki tane sekrete ya. Yani onlar idari işler işte tebligatlar, posta. Tabii şöyle bir şey de var hocam bizde. Mesela bizim İTO'nun posta birimi bize destek veriyor. Yani biz hazırlıyoruz onlar gönderisini yapıyor. Biz tarafsız ve bağımsızız. Yani yönetim, tahkim, yargılama açısından. Ama mesela mali işlerde biz yazıyı gönderiyoruz. Onların birimi yani. Dolayısıyla hani bu idari kısmında aslında oradan...

İE: Destek alıyorsunuz.

SBV: Destek alıyoruz. Masrafların çoğu zaman hesaplanması vs. Bunlarda da hani ben işte dosyada arttırma talebi oldum. Ya da işte vergi. Bütün hani arkadaşlar bir problem olduğunda dosyayla ilgili. Böyle çok tahmin edilemeyen masrafsal boyutu hakemin stopajı, vergisi vs. Ya da işte kısmı arttırmış ya da tahkim talebinde eksiklikler var. Bütün bu bazen tutarları belli etmeden de açıldığı oluyor. Bu tip şeyler de hep bana getirip bilgi de veriyorlar. Yani bir şey olduğunda, bileyim…Çünkü kurumsal olduğu için mesela bazen ödeme hemen çıkmıyor. Çünkü ticaret odasında çift imza var. Hani kurumsal. Bir anlamda ticaret odasının bizimle olması bir güven de getiren bir şey. Sonuçta bence bu çok önemli. Güvenilir bir kurum ve dünyadaki örneklerinde de özellikle Avrupa'da böyle.

Onun dışında konferanslar vs. çağrılma çok oluyor. Ya da bir yerde bir sunum yapma vs. O yüzden hani o da işte dediğim gibi bu normal saatin çoğu zaman dışında hazırladığım. Ya da mesela eğitim açıyoruz ya. Ben hani her seferinde aynı şey olmasın. Uygulamadan karar anlatalım. Yeni bir şeyler anlatalım. Ve o yüzden de hani onlarla benim çalışma işimin yine bir parçası.

Seyahetlerim mesela üniversitelerin kongreleri vs. oralara sağ olsunlar çağırıyorlar. Orada hani genelde tahkimle ilgili ya da İTOTAMla ilgili sunum oluyor. Ya da uluslararası takip ettiğimiz tahkim günleri var. Onlara etkinlik olarak gidiyoruz. Orada genelde işbirlikleri geliştirme amacıyla. Hani diğer merkezlerle böyle uluslararası projelerimiz var. Dolayısıyla bu tahkim günlerine mesela gittiğimizde. En son Dubai'ye gittik. Dubai Ticaret Odası Tahkim Merkezi ile işbirliği yaptık. İşimin bir parçası olarak iş geliştirme gibi ne yapabiliriz? Hangi merkezlerle işbirliği yapalım ama yani işbirliği anlaşması imzalandı gibi kalmasın. Bunu nasıl icraata geçirelim? Yani onlarla etkinlik mi düzenleyelim? Webinar mı yapalım? Bunları planlamak. Yani bu iş geliştirmeye çok önem veriyorum. 

Özellikle de mesela şimdi Ocak itibariyle bu yeni dönemde neler yapacağız. Yani şu an bunun Aralık'ta planlamasını yapıyorum. Çünkü bence aktif yani olmak da bu şekilde oluyor. Merkezi de geliştirmek. Tabii tanınırlığı, görünürlüğü de arttıran bir şey bu. Bu sene mesela çok öyle Viyana ile yaptık. Dubai ile yaptık. Rusya ile hani üst üste o işbirliklerimiz. Onların planlamasını yapacağız. Bir de mesela Mısır Konsolosluğu iş adamları geliyormuş Mısırlı. Türk tacirlerle sözleşmeleri var. Mesela Konsoloslukla bir proje yaptık. Webinar yaptık. Yani bu tarz işleri de hep takip edip onların sunumlarını hazırlama. Hem bürokratik yanı var. Hem hukuki yanı var. Hem de biraz hukuki yanının dışında, esas olarak. 

İE: Tabii tabii.

SBV: Bir de hocam şey de mesela: Hani UNCITRAL toplantılarımız. Biz Türk delegasyonu üyesi, o düzenli takip ettiğimiz. Hani diğer uluslararası şeylere de gidiyoruz ama bu özellikle yılda hem Viyana'da hem New York'ta hem yani iki grup var. Birincisi uyuşmalık çözümü. İki. Diğeri yatırım tahkimi. Üçüncü grup. Biz buna hani Cumhurbaşkanlığı nezdinde daire başkanlığı ve ilgili bakanlıklar var. Ama bu UNCITRAL’e önden çok çalışma yapıyoruz. İşte metinler çok uzun uzun. Working papers'lar var.

İE: Tabii.

SBV: Onlar görüşüyor. Türkiye görüşü oluşturuyor. Sonra madde madde. Çünkü UNCITRAL çalışması biraz o yönde bir çalışma. Mesela şimdi expedited kurallar hazırlandı mesela. O maddeleri önceden çalışıyoruz. Türkiye olarak görüş hazırlıyoruz. Orada sunuyoruz. Dönünce de ben çok detaylı bir rapor hazırlıyorum. Onları da web sitesinde paylaşıyoruz. Orada hani daha çok akademisyenler, hocalar, avukatlar şey yapıyor. Hani UNCITRAL çalışmaları Türkiye'de bir...

İE: Kanun yapma gibi bir şey bu yani aslında. Uluslararası kanun yapma süreci gibi bir şey yani.

SBV: Tabii yani Singapur Konvansiyonu mesela. Onun ben en başından daha tasarının tasarası halindeyken çalışmalarına katılıp, o konvansiyon mesela üç senede o şekilde hazırlandı. Şimdi UNCITRAL 3 de yatırım tahkimi. İşte Code of Conduct kabul edildi. Şimdi de belki bir temyiz mekanizma hazır. Standing daimi yapı tahkimde. Ki normal işimin dışında yaptığım o raporlar. Hani hep böyle bir kitap olarak çıkartmayı da düşünüyoruz ama ona şu an çok imkan olmadı. Ama en azından şu an yayınlıyoruz. Çünkü mesela hocam onu takip eden ya da o alanda çalışma yapmak istenen hocalar falan da hep soruyorlar. Hem gidilip oradaki tartışmalar ne yöndeydi. Hangi delegasyonlar neyin tarafında. Hem madde çalışıyorsunuz hem orada birçok merkez yetkilisiyle olsun. Yani hukukçularla. O böyle benim çok sevdiğim işimin bir artık parçası gibi de oldu. Sonra da hocam. Şimdi mesela en son elektronik imzalı hakem kararlarının tenfizi konusu. E biz döndük Haziran ayında. Türk Tahkim Akademisi İşbirliği ile onunla ilgili. Burada bir konferans yaptık. Oralara gidiyoruz ama şu an dünyada tahkimde ne konuşuluyor? Elektronik imzalı hakem kararı konusu... 

İE: Buraya getiriyorsunuz tabii.

SBV: Tenfizi. Burada bunu ne yapalım mesela? Tamam raporu yazdık ama o alanda. Hatta bu Haziran ayında yaptığımızda Yargıtay üyelerini, Yargıtay başkanlarını çağırdık. Çünkü bunun iptal konusu, tenfiz kısmı var. Burada hani Türkiye'de bir yabancı sertifikalı bir hakem kararı geldiğinde, ne olacak? Tenfizde bu engel mi sayılacak? Ya da yani nedir bu? Görüş almadan biz toplantı yaptığımızda baktık ki yargıda farklı görüşler var. Konferansı düzenleyelim dedik. UNCITRAL'den dönüşünde. Böylece şu an için artık Türkiye'de bir şey oluştu o konuyla ilgili.

İE: Kriptoyu gördüm web sayfanızda.

SBV: Kriptoyu yeni yaptık. AI ile ilgili. Dolayısıyla bu da bizim iş planlaması bir genel sekreterin yaptığı işlerin aslında önemli bir kısmını da oluşturuyor.

İE: Çok dinamik. Çok güzel.

SBV: Bir de bunu dinamik tutmak da bence. Hani bizim elimizde. Yoksa böyle tutmadan da gidebilir. Ama ben öyle olsun istemiyorum. Çünkü Türkiye'de mesela benim zamanımda özgün tahkim eğitimi yokken şimdi her yerde var. Ama içerik olarak hani. Çünkü bazen de çok aynı şeyler anlatılıyor. Ama mesela etkili ve buraya yeni bir bakış açısı geliştirecek bir şey olsun istiyoruz. Dolayısıyla bu etkinlik ya da planlamayı da böyle önceden çok değerlendiriyoruz. Kimlerle yapalım? Hangi hocaları çağıralım? Divan’daki tabii hocalarımızın da görüşünü alarak.

İE: İdari günbegün yürütülen bir şey olmanın çok ötesinde. Dediğin gibi hem iş geliştirme, hem ulusal, hem uluslararası ayağı var. Bir de bu kurumsal hafıza kısmı bence gerçekten çok önemli. Hem bilimsel araştırmalara şey olması açısından. Hem de bunu başkalarıyla paylaşıp geliştirmek, büyütmek açısından. Türkiye'de hep genelde eksik olan bir şey bu. Sana bir tavsiye: Anılarını yaz.

SBV: Bazen sizin dediğiniz gibi. Mesela 2010 yılına tahkim şöyleydi. Hani o dönemi çok. O mesela MTK'nın geçişiyle birlikte o süreçlerin nasıl olduğunun. O dönemde neler… Çok böyle yoğun. Hem iptal mi açalım? Hem de şey açalım mı? Yok uygulama zamanı MTK'nın. Hani böyle çok farklı tartışmaların da…. Bu görevde belki artık ben avukatlık yapmıyorum ama. 

İE: Ama çok hukukçularla iç içesin.

SBV: Hukukçularla uygulamayı görüyorüm. Bazen çok Hocalarımız falan tabii hep şey de yapıyorlar sağ olsunlar. Hani işte Senem Hanım böyle bir şey var. Burada uygulamada ne oldu? Ya da böyle daha önce şey oldu mu? Hani bu çok böyle artık şeyi görüyorum. Mesela başka bir ticaret… Bir şey olduğunda ya da bakanlıkta. Hani bir soru sorma merci gibi bir şey.

O konuda fikir alma. Tecrübelerimizi paylaşmak. Öyle bir yerimiz oldu. O da beni çok mutlu eden bir şey. Böyle hem gurur diyorum hem onur diyorum. Hani kurum adına. Bu süreçleri yönetmek o bence beni bazen psikolojik olarak da zorlayabiliyor. Çünkü çok farklı taraf vekili şey oluyor. O dengeleri tutmak. Bazen zorlu böyle. Hep de çok da toz pembe değil yani. Avukatlar ayrı, hakemler ayrı. Ya da burada ben tahkimde bazen. Uygulamayı çok bilmiyor ama hakem olarak atanmış. Bu sefer bizim sekreterya bir hakem sekreteri gibi çalıştığı da oluyor. Yardımcı olmaya çalışıp. Belki aslında fazladan da iş yükü oluyor bize. Ama hep tahkim kültürü gelişsin, uygulama gelişsin diye.

Yoksa çünkü çoğu şey de çok sınırlı kalabilir. Yani bazen diyorlar siz sekreterya olarak ekstra çok şey yapıyorsunuz dosyayı. Birazdan hani benim ya da arkadaşlarım ya. İşte hakeme şunu da söylesek mi? Hani bir dikkat etsin. Hani şu prosedürü orada hazırlarken şuna dikkat edin. Yani taraflar için yargılama iyi olsun diye. Tahkim ilişkin eleştiriler de var. Ben bunları da görüyorum. İşte çok pahalı diyen var. Hakemler ucuz diyor. Taraf vekilleri pahalı diyor. Yani sonuçta tam tamamen böyle tahkim şeyi…Ya da işte tarafsızlık, bağımsızlık ihlalleri. Hani böyle eleştiriler de oluyor. Çünkü biz farklı farklı kurumlarla da bazı projelerde çalışıyoruz. Bence eleştirilmesi güzel bu arada.

İE: Tabii ki. Herkes için her şey olmak bu kadar zor bir şey ki! Öyle bir şey mümkün değil yani.

SBV: Mümkün değil ama çoğu mesela toplantıda ya da böyle bir yere gidildiğinde eleştirilmesi eleştiriliyor. Ben de mesela o zaman özellikle çıkıp diyorum ki bence çok güzel bir şey eleştirilmesi. Hani bizim merkezde mesela eleştirilen tabii bazen çok sübjektif mesela bir dava yöneticisiyle kişisel takışması olmuş ya da üslupsal bir şey olmuş bizden değil de karşı tarafta. Hani onlar ayrı. Onun dışında hani işleyişle, kurallarla ya da bizim kurallara uymadığımız bir durum varsa, bunlar ya da yanlış uygulandığı….Bence bu çok önemli. Hani şu ana kadar da sağ olsunlar, o anlamda bir şey olmadı, olabilir ama o konuda biraz hassasiyetim var yani. En ufak bir şey olmasın diye.

İE: Şimdi kurumunuz nezdinde yürüyen bir tahkim yargılamasında uygulamacılar ve kullanıcılar, tahkimin iyi yürümesi için neler yapmalılar o zaman? Yani sizin çabanızın ötesinde bunlar neler yapmalı? Sekreterya gibi kullanmak dediniz mesela.

SBV: Sadece bir merkezin ya da bir sekreteryanın iyi çalışmasıyla tahkim hızlı, tamam hızlı, esneklik, makul masraflar belki tahkimde bahsediliyor avantajlarından ama bu bir sekreteryanın ya da kurumun işleyişiyle değil. Bu bence bir taraf vekilleri ve hakemlerle olan bir grup çalışması. Dolayısıyla burada bence taraf vekillerinin de… çok büyük şey düşüyor. Özellikle bu sürelerin uzamaması bakımından. Çok uzun aynı tekrarlı dilekçeler bazen yazılıyor. Ya da işte hakem ara kararda almış mesela. Açıklamış uzun uzun her şeyi ama mesela okunmuyor hocam. Yani bu okunmuyor. Görev belgesi okunmuyor. Ya da sonradan: bu niye böyle oldu? Siz bunu görev belgesinde kabul ettiniz. Tabii çok iyi takip edenler olduğu gibi. Yani bu hayat normal yani. Hayatın olağana akışındaki ama bu taraf vekillerinden dolayı olan uzamalar da bizim uygulamada çok gördüğümüz. Ya da süreçte yerinde müdahale etmemiş hakem kararına. Sürekli hakem karar alıyor, itiraz ama uzatma maksatlı. Yani o tarz dosyayı belki daha yani o dilekçe teatisindeki uzamalara bakımdan belki taraf vekillerinin…. Hakemlerle olan, her şeye bir saygı ortamında hani dostane bir şekilde gitmesi sürece çok olumlu katkıları var. Çünkü bunu duruşmada görüyoruz. Bazen böyle çok agresif tavırlı, agresif yaklaşan avukatlar bence süreci çok hem zorluyor hem de gereksiz uzatıyor. Yani o zaman bir kişisel çekişmeye dönüştüğü dosyalar da görülüyor.

Hakemler açısından da burada bize de biraz görev düşüyor hocam. Çünkü biz ITOTAM'ın, Divan’ın atadığı hakemler bakımından özellikle konuya hakim, uzman, nokta atışı atamaya çalışıyoruz. Çünkü tahkimde o alanda uzman bir hakem değilse bu tahkimin avantajını zaten ortadan kayboluyor. Bu sefer hep bilirkişiye mi gitsin klasik devlet mahkemesindeki şey. Dolayısıyla bizim atamalarımızda buna özellikle dikkat ediyoruz. Ama taraf vekillerinin bazen çok uygun olmayan hakemler atandığını, dosyaya bakılmadan içeriğine, uyuşmazlık konusuna bu özellikle ben taraf vekillerine bunu çok söylüyorum. Hakem atılmasına özellikle dikkat edin. Çünkü bu süreci uzatıyor. Yani hakemin dosyayı hazırlaması, ara karar alması, bütün tecrübesi ya da o konuya alışkın, uzman olmaması süreci uzatıyor.

Ama biz hakemler konusunda şunu yapıyoruz. Bunu görüyoruz. Biz elverişlilik beyanı süre bakımından alsak da bazen uzatıyorlar ve biz bunu tekrar hakem olarak biraz sıkı takip ediyoruz. Süre uzadı, şey yaptınız mı? Bazen böyle rahatsız olan hakemler de olabilir ama bir şu var. Yani bazen böyle “siz bize şey mi yapıyorsunuz, müdahale mi ediyorsunuz” diyene kadar oldu ama bizim zaten kurallar geliyor. Yargılamın usulüne uygun ve sürelere uygun yürütülmesinden ITOTAM sorumlu. Dolayısıyla bir hakem eğer görevini bu şekilde fiilen ya da haklı bir sebep olmadan yerine getirmiyorsa, Divan’ın değiştirme yetkisi de var. Bunu şu ana kadar uygulamadık ama hatırlatıcı mailler attık. Eleştirildik mi belki eleştirilmiş olabilir. 

İE: Olabilir.

SBV: Ama ben şunu görüyorum. Herkes yoğun. Ya kabul etmeyeceksiniz yani elverişlilik beyanı aynı şeyle, bu sebeple geldi. Tarafsız, bağımsızlıkla. Elverişlilik geldi. Dolayısıyla bunu ya kabul etmeyeceksiniz ya da kabul ediliyorsa da layıkıyla yapılacak. Çünkü tahkimde de süreler uzuyor mu? Evet uzadığı dosyalar oldu ama çok komplike bazı dosyalar var.

Gerçekten içeriği gereği yabancı bilirkişi atandı. Uluslararası, çok uluslu birleştirme talepleri, çok taraflı davalar bunlar zaten…. Dolayısıyla biz burada süreci o yüzden çok iyi takip edip, bu hızlı ama etkin, efektif bir şekilde. Bu arada hakem sekreteri çoğu büyük dosyalara hakemler atıyor. Çünkü o bence şart bir şey. Ama bazen atanmayan dosyalarda biz, destek olup ya da işte hakem diyor ki bunun içerik olarak tabii ki de dosyanın esasına herhangi bir tarafsızlığı zedeleyici bir şey değil. Sadece kurallara göre olması gereken ya da uygulama böyle yazılırsa taraflar açısından daha kolay olabilir. İşte tebligatlarla ilgili olsun vs. Bunlar hatırlatıcı ya da bizim de bu COVID sonrası duruşmalar gene fiziki olarak döndü ama Zoom üzerinden ya da o şekilde altyapısal gelişmeler şimdi bizim de UYAP gibi bir sistem olması üzerinde çalışıyoruz. Dolayısıyla bunları da iyi yansıtmaya çalıştık bu süreçte. Bu da hızlandırıcı. Yani kurum olarak da buna önem veriyoruz. İşte bu Zoom altyapısı, toplantıların çünkü yabancı, tanıklı, tercümeli vs. bu sistemi oturtmak da lazım tabii. 

Şunu da görüyoruz: Hakem sekreterine hep dosyalar gitmiş ama hala açıyor. Bütün dosyaları baştan. Bunlar yapıldı, gönderildi. Biz burada dosyasını tutuyoruz çünkü iptal davası olursa diye ben hep aslının dosyanın hani fiziki kopyasını tutuyorum. Ama mesela bazen hakem sekreteri de açıyor her dakika bizden mesela. Aslında hakem sekreterinin görevi o. Ama bu böyle şey diyoruz herhalde bir beş seneye 10 seneye daha da gelişecek. Yapanlar çok iyi yapıyor ama biz de hani şey istiyoruz. Çeşitlilik olsun. Hani biz özellikle hakem atamıyoruz. Çünkü bu çok eleştiriyor. “Hep aynı kişiler çalışıyor”. Biz bize o yönde bir eleştiri almadık. Çünkü biz hem şeffaf ve atamalarımızı paylaşıyoruz. Biz üst üste aynı kişinin atanmasını doğru bul…. “Çeşitlilik” zaten cinsiyet o da ayrı bizim yaptığımız hani eşitlik olması açısından ama bu da vardı. Hep böyle belirli yaş üstü.

İE: Erkekler. Akademisyenler.

SBV: Gençlere de. Gençlerin önü açısından. Çünkü yani bizim genç ITOTAM var. 40 yaş altındakilerin olduğu.

İE: Gördüm.

SBV: Ama burada da yine çeşitlilik. Hem böyle tahkim bürolarından avukatlar hem akademisyenlerden de araştırma görevlisi Yard. Doç. gibi. Dolayısıyla burada hani farklı farklı üniversitelerde eğitim yapıyorlar. Biraz tahkim yapan hukuk bürolarını ziyaret edip, bürolarla etkinlik yapılıyor. Hem bürodaki o bakış açısını da getirilmiş oluyor. İşte avukatlar. Çünkü bu arkadaşlar ileride büyüyecek. Sonuçta avukat olacaklar.Şirketler hukuku uyuşmazlıklarında tahkimle ilgili bir yarışma açıyoruz. Biraz bu Aralık yılında ilana çıkacak. Bu VIS Moot gibi. Bu sefer de biz şirketler hukukunda olsun dedik. Çok yoğun arkadaşlarımız sekreteryamızdakiler ve genç ITOTAM üyeleri. Çünkü tahkim talebi hazırlanması; talebe cevap. Hani duyuruya çıkıp çok ilgi olduğunu görüyoruz. Hani oradan da genç ITOTAM’a üye olmak neyi sağlıyor? Hani bu tip belki hem ileride yönetim kuruluna yine seçilme olabilir.

Ya da daha aktif bizimle çalışma şeyi olabiliyor. Neler getirecek bu yarışma? Şu an şirketler hukukundaki birçok alan da tahkim elverişli değil. Belki bu çalışmalar hani bunları da aynı ve tartışılan konular değil de yeni konular. O yüzden de bu şirketler hukuku özelinde yaptık bu yarışmayı.

İE: Kurumunuz aslında en çok hangi uyuşmazlıklarda kullanılıyor? Yani birkaç tipik örnek alabilir miyim?

SBV: Tabii tabii. Şimdi bizim bu zaten yıllık raporlarımızda da biz bunu yayınlıyoruz. Bizim son üç sene olarak enerji ve inşaat ağırlıklı.

İE: Ekonomiye paralel herhalde değil mi?

SBV: Evet. Ve bunda mesela yani oransal olarak da genelde mesela bu hidroelektrik santral yapım sözleşmesi, üretim, güneş panelleri. Bu daha çok ve bunlar daha mesela jeneratörler; setlerinin yapımı; hizmet alımı sözleşmeleri gibi; güneş enerjisi santralleri. Bu tarz böyle şeylerde ağırlık oldu.

Bazen de enerji sektörüyle inşaat sektörünün iç içe geçti şeyler de oldu. Mesela enerjiye ilişkin hidroelektrik santrali ama bir anlamda bir inşaat boyutu da var. Daha sonra tekstil oldu mesela ağırlıklı olarak. Genelde ama satın alım sözleşmeleri oluyor. Bayilik sözleşmeleri, distribütörlük sözleşmeleri. Ya da mesela şirketler hukukuna da son üç senede mesela hissi alım satım sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar. Çünkü biz İTOTAM'ın şirketler hukukuna pay sahipleri sözleşmesine konulacak örnek tahkim şartı hazırlamıştık. Sonra herhalde konuldu ki o tip hissi satım sözleşmelerinden gelen uyuşmazlıklar oldu. Bu bence Türkiye'nin genel şeyi yani.

İE: Eksiği.

SBV: Eksiği yani. Çünkü mesela çoğu zaman avukatla çalışmayan çok yani. Yüksek meblağlı davalar da var sözleşmeler. Avukat olmadan hazırlanıyor. Hep şunu da söylüyoruz.

İE: Oradan buradan toplama yani.

SBV: Toplama, copy paste. Bozuk tahkim şartları yani. Bu da mesela çok. O konularda da işte: sizde görülebilir mi? Yani karşı taraf kabul edilirse görülür ama büyük ihtimalle buna itiraz olacak. Çünkü tahkim şartına açık bir …. yok. Ya da işte ve özellikle biz buna tacirlere  söylerken hep şeyi söylüyoruz: Yani avukatı uyuşmazlık çıktığında değil de öncesinde de destek alın. Ya da en azından

İE: Bir kez anlaşmazlık çıktıktan sonra zaten sanki karşı taraflar herhangi bir konuda anlaşmak böyle ihanet etmiş gibi anlaşılıyor.

SBV: Ne kadar dense de herkes avukatla çalışmıyor. Hani 500 bin üyesi olan İstanbul Ticaret Odası mesela. Biz en azından şunu diyoruz, avukatlara da hani demin şeyi de sormuştunuz ya sürecini. Süreçte mesela tahkim şartının az ve öz olması. Bizim verdiğimiz örnek, klozlara şey olursa bu birçok adımı da süreci de… mesela bozuk tahkim, tahkim itirazı geliyor. E ne oluyor? Kafadan iki ay atıyor zaten. Bu esnek ve profesyonel bir yargılama biçimi diyoruz ama bunun…

İE: Bir takım şartları da var.

SBV: Bir takım şartların katkısıyla mümkün yani. Avukatlar mesela dosyayı sade ve net hazırlasın. Uzun uzun prosedür oldu. Hakem demiş ki Exhibitler şöyle olsun, böyle olsun. Hakem her şeyi yazmış. Çok iyi, çok tecrübeli, çok tahkim yapan ve süreci çok kolaylaştıran hakemler var. Hep çalışıyoruz onlarla da. Dikkat edip uyulursa bir sürü süreç bakımından hızlı olacak yani. Bunu hep söylüyoruz yani taraflara.

Hani bir işbirliği aslında bu, her anlamda… birbirlerini tüm taraflar sorumluluğunu doğru yerine getirirse adil ve hızlı işleyen güvenilir bir sistem oluyor yani. Ve bazen şunu da ben görüyorum: “ya Senem Hanım siz, ben öğrenciydim bana tahkim anlatmıştınız. Ben şimdi…” Daha başvuru yapmış gelmiş. “Bizim büro mesela çok tahkim yapmıyordu ben işte ITOTAM tahkim şartını koydurdum”. Ya bu bence çok önemli bir şey yani. 

İE: Harika bir şey.

SBV: Kahire mesela çok ileri ben çok şaşırmıştım gidip tahkim merkezinde.

IE: Çok eski orası.

SBV: …almışlar ve kültürlerinde tahkime gitme var. Bizde çünkü genelde hep yine de “ben tahkimi bilmiyorum mahkemeye gideyim” gibi. O şey demişti: öğrenci ayağı çok önemli çünkü bunların hepsi avukat olacaklar. Ne kadar öğrencilerle yoğun çalışırsanız o kadar temiz tanıtabilirsiniz. Barolarla eğitim yapın. Bu üç şeyi böyle mentorluk gibi hep kafamda tutuyordum, bu tahkim nasıl şey olabilir diye. Bunu uygulamaya çalışıyoruz hep elimizden geldiği kadar.

İE:  Sen tahkimi tanıtmak için çok uğraşıyorsun. Oysa arabuluculuk biraz böyle her davayı zorunlu hale getirelim üzerinden biraz yürüyor. Yani tanıtım yükünü üstünden atmış gibi oluyor. Ama bu nasıl bir fark yaratıyor? Ya da sonuçlar neler sence?

SBV: Şimdi şöyle ben fazla arabuluculuk dosyası olmadı. Çünkü ben bu arada hocam arabuluculukla ilgili daha bu tasarıyken çalışmalarım olmuştu zaten sizden dolayı. İlk sizle hatta başladığım ya da duyduğum bir kurum oldu arabuluculuk açıkçası. İtalya'da zorunlu arabulucuk. Ama İtalya'daki zorunlu arabulucuk böyle değil. Bazen bu kavramlar, tahkim arabulucuk birbirine çok karışmış. Mesela “ben arabuluculuk başvurusunu bulunacağım” diyor aslında tahkim diyor. Böyle de çok şey geliyor. Arabuluculuk bence ben bunu çok açık hem kendi kişisel görüşüm olarak burada bahsedeyim, kurum şey olarak değil ama, bunu ben birçok şeyde Bakanlıkta da ya da çalıştaylarda da Adalet Bakanlığı arabuluculık bahsettim. Bizde mesela kurumsal arabulculuk gelişmedi. Çünkü o yönetmelikler daha hazırlanmadı. Yani kurumsal bir şekilde olmadığı için bence çok mesela o arabulculuk tutanaklarını iptal davaları, böyle bir süreç yaşandı Türkiye'de. Çünkü bunun kafelerde arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı, yani arabulculuk kurumu bu değil. Ya da Avrupa'da, bizim örnek aldığımız ülkelerdeki, Avrupa Birliği'ndeki direktif falan, bu değildi arabulculuk. Bu sefer şeye döndüğünü ben gördüm. Ya “şu dört artı dört, iki artı süreci geçireyim de dava açayım” hani. Şu da var belki yeterli o kalitede arabulucu olmamasından da ticari uyuşmazlıklarda çok uyuşmazlığın şey olmadığını; ama işçi işveren mesela tüketici. İşçi işverende de tabi bence çok eleştirilir çünkü bazen şirket geliyor 30-40 kişi çıkıyor.

İE: İşten çıkarma…

SBV: Bu değil ama arabulucuk.

İE: Anlatamıyoruz bunu.

SBV: Arabuluculuk gelişti diye bunu anlatmayın.

İE: Aynen.

SBV: Bu zorunlu yapayım 1000 tane, 5000, 100.000, 200.000 dosya gelir zaten yani. Dolayısıyla bizim de ben şimdi arabulucuk merkezleriyle biz MED-ARB, arabulucukla çözülemezse tahkim. MED-ARB şeyi başlatalım dedik. Eğitim açmak istedik, işbirliği sözleşmesi imzaladık ama baktım tahkim hem bilinmiyor. Bu sefer, MED-ARBa yönlendirmen için tahkimi de bilmen lazım. Bizim bunu geliştirmemizin amacı buydu. Onda yeterli şeyi alamadık. Çünkü şu var, “siz bize eğitim açın sonra da bizi hakem atayın”. Ya, bu değil. Bir hakemlik eğitimi alarak hakem olunmaz. Önce bu yani.

Öğrencilerle de mesela buraya eğitim yapıyoruz. Ondan sonra da avukatlar geliyor. Hemen ilk sorunuz ne: “Hakem nasıl olabilirim”. Ben de şey diyorum: ilk soru bu olmamalı. Önce bir taraf vekilliği yap. Bir tahkimi gör. Yani sen hemen hakim olabiliyor musun? Bu bence bilmemenin getirdiği bir özgüven. Bir dosyada taraf vekilliği yapmadıysan, bir hakem sekreteri olarak çalışmadıysan, hakem olayım diye…. Ya bu olmasın yani. Bu algı var ya. Mesela avukat diyor ki “bizi de atayın hakemlik için”. Tahkim yaptınız mı? Hayır. Öncelikle ben şunu söyleyeyim: “Siz avukatsınız, müvekkilinize bir tahkim şartı koydurun. Bir tahkim yargılalaması görün”. Dolayısıyla zaten sizi beğenirse daha sonra da atamalar olur. Biz Divan olarak yaptığımız atamalarda tabii ki de tahkim tecrübesi var mı yok mu diye bakıyoruz yani. Bu da şu demek mi: o zaman hep bilenler mi yapacak?

İE: Hayır. Öğrenecek zamanla.

SBV: Bu değil. Ama bu aşamalardan geçerek yapacak. Şimdi biz kaç tane genç avukatı atıyoruz. İnanılmaz güzel ve çoğu böyle çok tecrübelilerden de çok daha hızlı. Çünkü neden? Taraf vekilliği yapmış, hızlı süreci yönetiyor, usule çok hakim. Bu öncelikle ve mesela MEDARB konusunda bunu gördük yani. Zaten arabulucunun hakem olması o da ayrı belki tartışılır ama. Sonra ben şunu söyledim bazı merkezlerle. Biz de burada tahkim merkezine arabuluculuk dosyası gelmiyor. Neden? Çünkü ihtiyari arabuluculuk zaten şu an şöyle bir sistem olmuş. Bir merkezle görüştüm. Tam da düşündüğüm gibi olduğunu anladım. Diyor ki “biz gidiyoruz, atıyorum kapı kapıysa diyor. Şirketleri geziyoruz. Kendi arabulucu listemiz var. Şirketleri bağlıyoruz”. Biz zaten ticaret odası olarak o şekilde bir çalışma şeyimiz olamaz yani. Hani merkezler...

İE: Bir kere taraf iradesine ne oldu ayrıca?

SBV: Dolayısıyla evet, o da zaten tartışılır ama arabuluculukta mesela özellikle bu işçi işveren uyuşmazlıkları için mesela X Holdingler X arabulucu merkeziyle anlaşmış. Dolayısıyla bütün çıkarmaların işlerini o merkezle yapıyor. Dolayısıyla hani İTOTAM bunu koymuyor. Bir de biz zorunlu arabuluculuk yapma sayılan arabuluculuk bürolarından değiliz yani kanundaki. Bu olmayınca ne oluyor? Başvurduğunda süre kesilmiyor ama hocam mesela işe iade. 30 gün içinde buraya başvuruyor.

İE: Ama zaten işe iadeyle falan uğraşmıyorlar ki. Tam dediğin gibi işten çıkarma mekanizmasına dönüştürülmüş durumda bu. Yani işe iade falan yok ortada yani.

SBV: Yani bize gelenler oldu mesela işe iade. Dedim ki 30 gün ama 25 gün geçmiş. “Biz 5 gün içinde arabulucu atarız ama siz belki hak kaybı olursunuz. Hemen arabuluculuk bürosuna gidin” dedik ama normalde şu olabiliyor. Biz bunu görüşüp şeyini almıştık mesela. Bize geliyor süre kesilmiyor. Arabuluculuk atanıyor. Belirleme tutanağını sisteme işlettiği anda süre kesiliyor. Usulen uzun çok şey değil.

İE: İşçi zaten onu kendi başına nasıl yapsın Allah aşkına.

SBV: Evet. Mesela ne yapılabilir? Neden? Zaten tahkimi koyunca arabuluculuk şeyi kalkmış oluyor zaten o şartın. İhtiyaride de ben böyle bazen başvuru geldi, gönderdik. Hiç dönüş yapmadı. Ama bunu hep söylüyorum. Hani şey, bir akreditasyon... Bu çalışmalar vardı, kaldı yani. Çünkü kaç kere çalıştaylara gittik. Bir ara şey denildi mesela. Belirli, sadece şey gibi olacak arabulculuk merkezleri. İşte denetim olacak. Hatta burada Hakan Öztatar Bey de buna çok önem veriyordu. Tarafsız, bağımsız süreç yürütüyorsun. Akreditasyon gelsin, denetim, denetim, denetim. Ama mesela o toplantıdaki arabuluculuk merkezleri, Hakan Bey böyle sürekli bir denetim olacak, şu olacak. Ama kimse bunu istemiyor. Çünkü belki o fiziki koşulları sağlayacak bir merkezi yok zaten. Çünkü o fiziki koşulları sağlayamayacaksa, o dosyalama sistemi, bu bir sistem yani, bize tahkim dosyası geliyor, sisteme giriyor. İTO'nun bilgi kayıtı ekleniyor, her dosya bir esas numarası alıyor, ona bir kişi atanıyor. Arabulucunun tarafsızlığına...

İE: Bu bir yönetim meselesi.

SBV: ..denetleyecek bir dosya yönetimi... olmuyor yani arabulculuk merkezlerinde. Belki bunu sağlayan 10 tane çok iyi merkez vardır. Onun dışında bu biraz şeye döndü benim gördüğüm:“Ya arabulucular zaten anlaşamaz. İki saatlik ücreti de şey alırım. Ayda 10 tane 20 tane böyle dosya yaparsam”...

İE: CMK'ya döndü.

SBV: Birilerine anlatıyor yani ama bu değildi yani bizim yani dünyada arabuluculukta ne uyuşmazlıkların çözüldüğünü …umarım buna sistem gelir ya da bize de o arabuluculuk bürolarından olma etkisi olursa belki zorunlu arabuluculukla daha çok tanınabiliriz.

İE: Evet ama yani zorunluluk işte böyle şeylere yol açıyor. İhtiyari olduğunda da yeterince talep olmuyor. Ama siz burada zaten bir saattir bana bu talebi yaratmak için ne kadar uğraştığınızı, tanıtım için ne kadar uğraştığınızı anlatıyorsunuz. Yani tanıtım olmadan, çaba olmadan olmaz ki zaten. Yani armut piş, ağzıma düş. Yani yok öyle bir şey.

SBV: Ben bazen bakıyorum, biz nerede yetersiziz acaba? Ama bu sistem böyle işlemiş. Onu da bana çok iyi bir arabuluculuk merkezi var. Yani şu an bir ya da ilk üçün içiçdedir. Şu an bizim merkezler belirli şeylerle çalışıyorlar. Dolayısıyla hani bu belirli bir sistem oturtmuşlar. Hani çok iyi olanları o şirketlerin bütün arabuluculuk şeylerini almışlar. Hani biz belki orada. Yetersiz mi kaldık ya da tahkim yani biz hep...

İE: Burada hem bir tarafsızlık meselesi var bence.

SBV: Bizim için öyle bir şey olamaz.

İE: Yani hem bir tarafsızlık meselesi var hem de dedin ya yani gençler gelecek her duruma uygun uzmanlık seçilecek. Yani şimdi ben her konunun uzmanı olabilir miyim o listeye girsem bile yani böyle bir şey mümkün değil. O yüzden o yolun olmaması belki de daha iyi.

Kahire'den de bahsettiğimiz için yabancılardan çok talep geliyor mu? Yani Türkiye'nin sonuçta bölgesel görünürlüğünün giderek arttığını görüyoruz. Bu sizin dosyalarınıza nasıl yansıyor?

SBV: Şimdi hocam bizde şöyle hep İstanbul, Doğu ile Batı arasında bir şey görevi görüyor. Dolayısıyla İstanbul'daki bir tahkim merkezine neden gelinir mesela? Birincisi, hani bence bu hem masrafların çok daha uygun olması kesinlikle.

İE: Dubai'ye göre diyelim.

SBV: Kıyaslanabilir bir şey değil. Bir de tabii şu var: her masrafa uygun olduğu iyi değil ama kurallarımızı biz 2014'te yaptık, 2016'da acil durum hakemi ve seri tahkim getirdik. Dünyada tahkimle bu UNCITRAL toplantı olası neler gelişiyor, neler geliyor, bunları takip ediyoruz. Bu da bizim en önem verdiğimiz görevlerden biri. Şimdi mesela 2021'de ICC'de third party funding geldi. Dava açarken fonlayamıyorsa fonlama alıyor.

İE: Adli yardım gibi bir şey yani. Çok ilginç.

SBV: Evet, yani tabii büyük davalarda. Ya da işlet davanın birleştirmesi ya da davaya dahil olma joinder of additional parties. Bunlar ICC'de mesela uygulamadaki eksikliklerden dolayı getirilen tahkim uygulayıcıları için kurallar. Biz mesela bunları inceleyip kendimize uygun olan en son gelişmeleri yansıtan kurallar bizde, 2021 kurallarımız. Dolayısıyla ben hep şunu söylüyorum bir yabancı tarafa: makul masraflı ama geldiğinde ne tip kurallarla karşılaşacağım diye. Bu uluslararası hem çok daha erişilebilir bir merkez verdiği hizmet ve kuralları bakımından da uluslararası standartlarda. Dolayısıyla bunu tercih eder, etmez ya da işte tahkim yerini İstanbul seçerse etmez. O ayrı ama en azından şunu bilebilir: Buraya geldiğinde ben hani kendine özgü kuralları olan değil ama uluslararası standartta şu an ICC'deki paralel bir kurallar bütünü olan bir merkez. Masraflarını bu anlamda ve uygun esasta bir şey. Divan’daki hocalar belli kimlerin olduğu. Ticaret odasının kurumunun bir merkezi olarak ama onun bünyesinde kurulmuş. Onun güveniliği bir her anlamda yani bizim köklü bir kurumun, bir güven tesis ediyor. Bir de dil anlamında, bir kültürel yakınlık olabiliyor. Bize normalde iki tarafı yabancı dosya gelmezdi ama geçen sene ve bu sene işte İran-Rusya taraflı dosyalar geldi. Normalde yabancılık unsuru var ama mesela iki Türk firması ya da bir tarafı en azından Türk olduydu. Bu biraz sevindirici. Özellikle bu.

İE: Tahkim dilini İngilizce mi seçiyorlar o zaman?

SBV: Evet, İngilizce. Şimdi mesela bir tane bir dosya için aramışlar. Değişmezse orada Rusça görülecek. Hani bizde şu an Rusça şey yok ama ona göre bir yeni şeye de adapte olacak. Hani şeyimiz oluyor. Hani o göre bir sistem ya da nasıl ilerleyeceğimizi. Bir taraf vardı Katarlı bir firma. Geçen sene dava yapmıştım Singapur'da. Buradaki açıkçası çok bir tereddüt etmiştim dedi nasıl olur ama sizin sekretarye hizmetinizin o merkeze göre çok daha şey bulundu.

İE: Bir de Katar, Singapur ne kadar uzak aman yarabbim.

SBV: Evet.

İE: Pratiklik de önemli yani çok büyük bir dava değilse sonuçta.

SBV: Ulaşım, masraf, vize kolaylığı vs. bütün bunlar hem jeopolitik anlamda hem merkezin yeri İstanbul'un konumundan dolayı.

İE: Cazibesi diyelim.

SBV: Diyelim ama hani tabi eskiden böyle iptal davası mesela, Türkiye'nin eleştirildiği siz de biliyorsunuz, hani tahkim friendly bir country değil. Onun değiştiğini de görüyorum hocam en azından Yargıtay üyeleriyle ya da BAM başkanlarıyla buluştuğumuz toplantılarda, herkes için olmasa da, tahkimie geçerliliğini böyle en ufak lokal şey sebeplerle iptal olmamasını bunlara bakış açısının zamanla...

İE: Geliştiği.

SBV: Evet, bazen işte mahkeme veya da tahkim merkezi veya mahkeme... O tarz konularda da belki zamanla bir açıklık olup tahkimimizin geçerliliği olur. Çünkü çok dünyada öyle devlet mahkemesi, hem tahkim dediysem... Tahkime geldiyse uyuşmazlık çıkınca. Tamam hani ama 2010 yılında o dönemde böyle değildi hocam. İlk bir 10 sene...

İE: Bütün avukatlar bunu anlatır zaten.

SBV: Evet. Böyle bir sebep, iptal sebebi sayılmamalı. Bence tahkimde en çok eleştirilen şey de bu oluyor. Bu ifşa, beyan etme yükümlülüğündeki eksiklikler, neler. Bunlar zedeliyor yani tahkimi. Türkiye Tahkim Akademisi'ni çıkardığı etik kuralları oldu. Biz onları da uygulayacağımızı taahhüt ettik.

İE: Süper. Buz kıran rolü görüyorsunuz gibi görüyorum. Çünkü etik maalesef Türkiye'de yani. İster avukatlık etiği, ister tıp etiği, ister başka bir ticari etik olsun. Zaten Türkiye'nin zayıf olduğu bir alan. Yani bunun sizin gibi bir kurum tarafından desteklenmesi ve öne çıkarılması oldukça önemli. Tebrik ederim tekrar. Eklemek istediğin bir şey var mı Senem?

SBV: Böyle öğrenciler geldiğinde hep şey söylüyorlar. İşte tahkimle nasıl ilerleyebilirim, tahkimle ne yapabilirim diye. Ben hep de şey söylüyorum hani: tahkim yapan bürolarla çalışabilirsiniz. Bu olanda kendinizi geliştirin. Staj yapabilirler. Mutfağı bunlar çok önemli oluyor. Benim zamanımda yoktu hocam bu kadar. Daha sonra çıktı.

İE: Hayır ama mesela İTOTAM'da gelip staj yapma imkanları var mı? Bu bence çok güzel bir şey olur.

SBV: Evet, evet olabilir.

İE: Alıyor musunuz kimseyi?

SBV: Evet evet alıyoruz. Şimdi var mesela. İki tane stajyerimiz var. Uzun süreli olan da oldu. Kısa süreli de oldu.

İE: İyi bir şey. ITOTAM'da.Üç ay mesela. İş, bir tecrübe. Ve hukuk bürolarının da çok arayacağı bir şey. Sizin de iyi mezunları almanız, onlarla iş yapmanız açısından çok çok iyi bir şey. Çok teşekkür ediyorum.

SBV: Ben çok teşekkür ediyorum. Hem bu konuşma ve bunları anlatma fırsatı buldum. Çok keyif aldım. Yeni şeylerde buluşmak dileğiyle dileyim o zaman.

İE: Harika. Çok çok teşekkürler.

Senem Bahçekapılı Vincenzi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Aynı üniversitede ekonomi hukuku alanında ve daha sonra Amsterdam Vrije Üniversitesi'nden yüksek lisans dereceleri elde etti.

2010 yılında İstanbul Ticaret Odası, İTO tahkim bürosunda hukuk danışmanı olarak çalışmaya başladı. İTO'nun tahkim merkezinin kurulma süreçlerini takip etti ve tahkim kurallarının hazırlanmasında çalıştı. İTOTAM'ın kuruluşunu takiben 2014'te genel sekreter olarak atandı. Tahkim ve arabuluculuk alanında ulusal ve uluslararası çeşitli projelerde yer almaya, uluslararası konferanslara katılmaya ve birçok ulusal ve uluslararası kuruluş ve merkezlerle çalışmalar yürütmeye devam ediyor. Hem Türkiye'yi hem de İTOTAM'ı ulusal ve uluslararası tahkim, arabuluculuk ve diğer alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmaları çerçevesinde de temsil ediyor.

Anlaşabiliriz'de yedinci sezonu da bu bölümle kapatıyorum. Bu podcast, Apple, YouTube, Spotify gibi birçok platformda yayınlanıyor. Programdan kesitleri de Instagram'da bulunan Anlaşabiliriz'in We Can Find A Way adlı hesabında paylaşıyorum. Lütfen siz de bunları ister LinkedIn'den, ister Instagram'dan, ister Blue Sky gibi mecralardan yaymakta bana yardımcı olun.

Anlaşabiliriz de eserlerini kullanmama izin veren müzisyen İmre Hadi ve sanatçı Zeren Göktan'a da her zamanki gibi çok teşekkür ediyorum. 2026'da tekrar buluşmak üzere diyorum.

 

Senem Bahçekapılı Vincenzi Profile Photo

Secretary General ITOTAM (Istanbul Chamber of Commerce Arbitration Mediation Center)

Senem Bahçekapılı Vincenzi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Aynı üniversitede ekonomi hukuku alanında ve daha sonra Amsterdam Vrije Üniversitesi'nden yüksek lisans dereceleri elde etti.

2010 yılında İstanbul Ticaret Odası, İTO tahkim bürosunda hukuk danışmanı olarak çalışmaya başladı. İTO'nun tahkim merkezinin kurulma süreçlerini takip etti ve tahkim kurallarının hazırlanmasında çalıştı. İTOTAM'ın kuruluşunu takiben 2014'te genel sekreter olarak atandı. Tahkim ve arabuluculuk alanında ulusal ve uluslararası çeşitli projelerde yer almaya, uluslararası konferanslara katılmaya ve birçok ulusal ve uluslararası kuruluş ve merkezlerle çalışmalar yürütmeye devam ediyor. Hem Türkiye'yi hem de İTOTAM'ı ulusal ve uluslararası tahkim, arabuluculuk ve diğer alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmaları çerçevesinde de temsil ediyor.